Ticari Risk Yönetimi Çözümleri – Koronavirüs

17.03.2020

#2020 Küresel Ticaret #Koronavirüs #Ticari Risk Yönetimi

Danışmanlarımızdan Didem Taner, Koronavirüs’ün küresel ticarete etkilerini ticari risk yönetimi açısından yorumluyor.

kuresel-ticaret-ve-risk-yonetimi

Koronovirüs’ün ticarete olan etkileri rakkamlarla netleşmeye başladı: Uluslararası Deniz Ticaret Odası, salgın nedeniyle küresel ticaretteki konteynır sayısının 350 binden fazla azaldığını duyurdu. Avrupa Komisyonu’na göre, son üç dört haftada Çin’den yola çıkan konteynır gemilerinde yüzde 49’luk düşüş söz konusu.

Ticari Alacak Sigortası alanında faaliyet gösteren Euler Hermes’in raporunda, küresel ticaret, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşından 2019’da yaşadığı zararı bu sene sadece üç aylık sürede gördü. Çin ve Avrupa kaynaklı talep yavaşlaması kaynaklı ihracat kayıplarının Nisan sonunda 161 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Turizm sektöründe toplam 125 milyar dolarlık, ulaşım hizmetlerinde ise 32 milyar dolarlık bir ihracat kaybı öngörülüyor. Böylece nisan sonunda toplam maliyet 320 miyar dolara ulaşıyor.

Küresel Veri Analitiği ve Danışmanlık Şirketi Dun & Bradstreet’in hazırladığı rapora göre, virüsün yol açacağı ekonomik zarar sene sonunda 1.1 trilyon doları aşacak ve 5 milyon şirket risk altında. İçlerinde bir çok küresel devin de yer aldığı bu şirketlerin bir ya da ikinci derecede tedarikçisi virüsün etkisini yoğun bir şekilde hissettirdiği bölgelerde yer alıyor. Sonuç olarak küresel tedarik zincirlerinde ciddi sorunlar yaşanabilir. Güçlü dolar ve düşük emtia fiyatları ile düşük talebin devam etmesi 2020 yılında nominal ticaretin resesyonda kalmasına neden olabilir.

Sonuç olarak bu dönemde özellikle ticari risk yönetimi de artık eskisinden daha kritik. "Risk"i yönetmek ve "Risk"ten kaçınabilmek doğru enstrümanlarla mümkündür. En önemli enstrüman da aslında “Bilgi” dir. Özellikle çok büyük firmaların battığı hatta ülkelerin bile iflas testinden geçtiği bu dönemlerde şirketlerin iş yaptıkları firmalar, mevcut veya potansiyel müşterileri, tedarikçileri hakkında en yeni bilgilere sahip olması ve ticari risklerin etkin yönetilmesi şirketlerin sürekliliği için esastır. Firmalar artık bir ticari kredi kararı vermeden önce potansiyel ya da mevcut müşterileri ya da tedarikçileri ya da iş ortakları hakkında risk araştırması talep etmeliler, enformasyon raporu alıp, analiz sonuçlarına göre ticari alacak risklerini veya tedarikçi risklerini doğru değerlendirmeliler. Ticari Alacak sigortasından faydalanmalılar. Hatta çok sayıda müşteri ile çalışan firmalar kendi içsel derecelendirme ve karar modellerinini kurup müşterilerin limitini, vadesini ve/veya teminat koşullarını bu modellere göre verip daha doğru ticari kararları vermeliler. Sonuç olarak etkin bir kredi risk ve alacak yönetimi, tedarikçi yönetimi için bu enstrümanların tümünün kombine bir şekilde kullanılması, veriye dayalı analitik iş yapma kültürünü geliştirmek gerekiyor. Bunlar bir firmanın ve portföyünüzün ticari risk durumunu objektif biçimde görebilmenizi ve takip edebilmenizi sağlar. Zira ancak ölçülen "Risk"ler yönetilebilir.