Uluslararası Yerel Risk Haritası

03.12.2020

Danışmanlarımızdan Pelin Yenigun Dilek, 2020 ekonomisi ve ötesini kapsamlı risk haritasına göre yorumluyor. Sizin şirketiniz yeryüzünün yeni normallerindeki bu risklere ne kadar hazır?

2020 ekonomisi ilgili yaptığımız sunumun ilk cümlesi ‘Artık Yeni Normal = Türbülans’. Şu anda anlıyoruz ki ekonomilerde güvenli liman aramak, Bretton Woods sonrası döneme ait bir ütopya imiş. 1980 sonrası uygulanan politikalarla globalleşen ekonomi, bizi hiçbir ülkenin ve ekonominin birbirinden bağımsız olamayacağı dalgalı sulara taşımış. Ülkeler ve şirketler açısından risk hesaplaması artık daha karmaşık.

Riskleri anlamak için düşünce yapımızı doğrusaldan, sistematiğe çevirmemiz gerekiyor: Artık neden-sonuç ilişkisi tek yönlü değil; matriksel. Şirketler 2020 ekonomisini değerlendirirken, ekonomik, sosyal, çevresel ve bireysel refahla ilgili risklere birlikte değerlendirmeli. Bir kısmı Türkiye'de; ama çoğu global riskler.

2020’in ilk 2 ayında jeopolitik ve sağlık sistemiyle ilgili risklerin etkisini yakından hissediyoruz. Hem yaşanan krizin aynı anda tüm dünya ekonomilerini etkilemesi, hem arz ve talep şokunun aynı andan yaşanması yüzünden, ‘bu seferki kriz farklı’ düşüncesi ağır basıyor. Global seviyede verilmesi gereken koordineli para ve maliye politika tepkileri, sektörel destek paketleri, tedarik zincirindeki yapısal değişiklikler, ekonomik yapılardaki sistemik riskler ve liderlik kalitesi, 2020’nin ekonomik gündeminde olacak.

Uzun dönemde çevresel baskıları daha fazla hissedeceğiz. Kısa vadede ise Türkiye’de ekonomisinde tam ivme hızlanırken global resesyon tehlikesi karşısında alınacak tedbirler, ticari alacak risk, işsizlikteki düşüş, bilanço yapılandırmaları, ve bilançoların toparlanması için verilen politika tepkisini tartışacağız.

Son yaşadığımız sağlık krizi bize gösteriyor ki; bu noktadan sonra, nedensellik ilişkinin matriksel hale getirmemiz ve farklı uzmanlıklar arasındaki koordinasyonun önemini anlamak kritik. Ekonomik büyümeyi ve finansal piyasaları bir sene daha kurtaracak anlayışa ve politikalara değil; ‘entegre' sağlık, sosyal, eğitim, ekonomik ve finansal politikalarının önemini anlayan bağımsız kurumlara ve liderliğe ihtiyaç var. Bu entegre politikaları uygulayabilen ülkeler ve şirketler, yeni dönemin başlangıcını yapacaklar.